Koku moleküllerinin tamamı burundaki algılayıcıyı uyarmaz.Genellikle bir molekülün sadece bir kısmı burundaki algılayıcıyı uyarıp beyne uyarı gönderebilecek yapıdadır.Kötü kokuların içerdikleri etken uyarıcıya göre genel olarak üç sınıfa ayırabiliz.
Yağ asitleri : Ekşimsi kokular , ter kokuları , zeytinyağı işleme sanayinden kaynaklanan kokular vs. bu sınıfa dahil edilebilirler.Bo kokuların genel kaynağı ter , ekşime türü bozulmalar vs. olarak özetlenebilir.Bu sınıftaki kokular diğerlerine göre çok daha az soruna neden olduklarından ve kolayca önlenebildiklerinden büyük bir sıkıntı oluşturmazlar.
Sülfür Bileşenleri : Bu tür kokular genelde organik sülfit ve merkaptanlar oluşturur.Bu bileşenler genellikle çürümeler , kokarca vs. hayvansal kaynaklar , arıtma tesislerindeki anaerobik tepkimeler , kabak ve benzeri bitkilerin çürümeleri gibi kaynaklardan yayılır.
Azot Bileşenleri : Genelde aminlerden kaynaklanan bu kokuların kaynağı balık , kadavra çürümeleri ve dışkı kokuları olarak sayılabilir.Diğer bazı azot bileşenleri ise is kokularına katkıda bulunur. Yukarıda sınıflandıklarımızın yanı sıra bazı kötü koku moleküllerinin reaktif yapısında fosfor , nitrojenin ve çok nadiren de selenyum sülfürün yerine geçer.Bu gibi durumlarda ise ortaya çıkan koku son derece güçlü ve tahammül edilemez niteliktedirler. |