TUV ISO
9001:2000
 
KOKU GİDERİM KİMYASALLARI
 
Koku ve kötü koku kavramına genel bir bakış :
Koku, solduğumuz havada gaz halinde bulunan reaktif yapıdaki bazı moleküllerin burun içindeki algılayıcıları uyarması sonucu beynimize giden bir uyarıdır.
“Kötü koku” ise istenmediği yerde olan kokuları tarif etmek için kullandığımız bir terimdir. Kötü kokuların sadece hoş olmayan tiksindirici bir algıdan bulantı ve kusmaya kadar çeşitli etkileri olabildiğini biliyoruz.

Bir koku ne zaman istenmeyen kötü koku halini alır:
Kötü kokuların algılanmasında psikososyal bir algılama vardır. Bazı durumlarda hoş olan kokular, bazı durumlarda ise kötü ve istenmeyen koku olarak algılanabilir. Birkaç çarpıcı örneği aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
Ayak kokusu : Birçok lisanda ayak kokusunu peynir kokusu gibi anlatmak mümkündür. Ancak, bir gün boyunca spor veya plastik ayakkabı içinde bulunan bir ayak kokusu hoş karşılanmayıp, ona benzer kokusu olan pahalı bir parça Camembert veya Brie peynirlerinin kokusu bu peynirleri sevenlerce hoş karşılanabilir. Aslında her ikisinde de oluşan kokuya sebep olan ajanların aynı olduğu dikkate değerdir.
Balık : Pek taze olmayan balık, tahammül edilemeyen, kuvvetli bir koku yayar. Buna karşılık, Uzak Doğu’da ekşimiş balık sosları ve karides ezmeleri Batılı turistler tarafından rağbet görmektedir. Romalılar ise ekşimiş, tuzlu balıklardan elde edilen suları çokça kullanmaktaydılar.
Sarımsak : Soğan, sarımsak gibi ürünler yemeğe oturmak üzere olan birçok kişiye iştah açıcı ve kuvvetli hoş bir mesaj verir. Tok olunduğunda ise, aynı kokular tahammül edilemez olabilir.
Kötü kokuların sınıflandırılması :
Koku moleküllerinin tamamı burundaki algılayıcıyı uyarmaz. Genellikle bir molekülün sadece bir kısmı burundaki algılayıcıyı uyarıp beyne uyarı gönderebilecek yapıdadır. Kötü kokuları içeriğindeki etken uyarıcıya göre genel olarak üç sınıfa ayırabiliriz.
Yağ asitleri: Ekşimiz kokular, ter kokuları, zeytinyağı işleme sanayinden kaynaklanan kokular vs bu sınıfa dahil edilebilirler. Genel kaynağı ter, ekşime türü bozulmalar vs. olarak özetlenebilir. Bu sınıftaki kokular diğerlerine göre çok daha az soruna neden olduklarından ve kolayca önlenebildiklerinden büyük sıkıntı oluşturmazlar.
Sülfür bileşenleri: Bu tür kokular genelde organik sülfit ve merkaptanlardan oluşur. Bu bileşenler genellikle çürümeler, kokarca vs. hayvansal kaynaklar, Arıtma tesislerindeki anaerobik tepkimeler, kabak ve benzeri bitkilerin çürümeleri gibi kaynaklardan yayılır.
Azot bileşenleri: Genelde aminlerden kaynaklanan bu kokuların kaynağı balık, kadavra çürümeleri ve dışkı kokuları olarak sayılabilir. Diğer bazı azot bileşenleri ise is kokularına katkıda bulunur.
Sülfür Molekülleri
Methyl Sulphide çürük kabak
Methyl disulphide soğan
Butyl mercaptan        kokarca

Nitrojen molekülleri

Trimethylamine bozuk  balık
Indole dışkı
Tetramethylene diamine çürümüş et
Yukarıda sınıflandıklarımızın yanı sıra bazı kötü koku moleküllerinin reaktif yapısında fosfor, nitrojenin ve çok nadiren de selenyum sülfür ün yerine geçmektedir. Bu durumlarda ise ortaya çıkan koku son derece güçlü ve tahammül edilemez etkidedir.
Kimyasal yönden bakarsak algıladığımız bazı kötü kokulara hangi kimyasal bileşenlerin neden olduğunu yandaki tablodaki gibi özetleyebiliriz:
Pratikte kötü kokular sadece bu sınıflamadaki gibi  tek bir bileşenden oluşmazlar. Bunların çoğu birkaç reaktif  maddenin bir araya gelmesinden ötürü, yapısında hem sülfür hem de nitrojen içerir haldedir.
Birçok etkenin bir arada kullanımından oluşan bir yöntem Odor Control koku nötralizasyonu
İstenmeyen kötü kokuların Odor Control koku nötralizasyonu ile giderimi birçok faklı yöntemin bir bileşkesidir. Nötralizasyon için, kokunun kaynağı ve daha önce açıklanan sınıfına bağlı olarak seçilen farklı yöntemlerin bir bileşkesi kullanılır.
Nötralizasyon: Odor Control koku nötralizasyon ürünlerinin aktif maddesi öncelikle koku molekülünün kendisini hedefler. Odor Control’ün özel molekül yapısı istenmeyen koku molekülüne kilitlenerek kötü kokunun burun içindeki algılayıcılar tarafından algılanan yapısını bozar.
Dengeleme: İstenmeyen kötü kokunun türüne göre zıt yapıda seçilen ve Odor Control formülüne eklenen esanslar kötü kokuyu bir anlamda parazitler mesajını bozar ve algılanmasını engelleyerek tamamlayıcı bir etki yaratır.
Çökeltme: Odor Control özelikle sisleme otomasyonuyla uygulandığında yaratılan sis koku moleküllerini içine alır ve sisle beraber ağır, ağır çökeltir. Bu etki bir anlamda yağmur sonrası etkiye benzer şekilde havayı Odor Control ve su karışımıyla yıkamak olarak özetlenebilir.
Parçalama: Uygulamanın gereklerine göre seçilen bir kısım Odor Control formülasyonlarındaki enzimler ve mikroorganizmalar nötralizasyon etkisini pekiştirecek şekilde koku moleküllerini parçalar.
Bu yöntemlerin tamamının veya bir kısmının etkisi sonucunda ortamdaki koku nötralize edilir, insanlar için algılanabilir rahatsız edici seviyenin altına iner.


Uygulama şekli

Odor Control koku nötralizasyon ürünleri farklı uygulama alanları için manuel veya otomatik olarak uygulanabilir. Manuel uygulamalarda sırt pompası veya basit el tipi püskürtücülerle % 1 -5 arası solüsyonlar kullanılabilirken otomasyon sistemi ile yapılan uygulamalardaki solüsyonun konsantrasyonu % 0,01 – 0,1 arasında değişir.
Otomatik uygulamalar için özellikle en iyi verimin elde edildiği ve ihtiyacı en iyi karşılayacak şekilde projelendirip uyguladığımız yüksek basınçlı sisleme tesislerini önermekteyiz.Bununla birlikte Odor Control koku nötralizasyon kimyasalları otomatik uygulamalarda parfüm dozlama pompaları ve pazardaki diğer tüm otomatik püskürtme düzenekleri ile uyum içinde kullanılabilir.

Uygulandığı alanlar

  • Atıksu arıtma tesisleri giriş yapıları, çamur yoğunlaştırma ve çürütme havuzları, çamur susuzlaştırma üniteleri, susuzlaştırılmış aktif çamurun nakli, depolanması kurutulması süreci vs. noktaların kokusuzlaştırılması.
  • Kentsel katı atık aktarma, ayrıştırma işleme tesisleri, katı atık deponi alanları, kompost tesisleri, kensel katı atık taşıma araçları, bunların yıkama suları, çöp sızıntı suları vs. nin kokusuzlaştırılması.
  • Şehir kanalizasyon ağları, bacaları ve terfi istasyonlarından, açık kanal şeklinde akan derelerden çevreye yayılan rahatsız edici kokuların keslimesi.
  • Otel odaları, sigara içilen odalar, mutfak ve duş giderlerinden gelen kokular, otellerin çöp odalarından gelen kokuların kesilmesi
  • Mutfak egzozları ve benzeri gıda vs. sanayinden kaynaklanan baca gazlarının kokusuzlaştırılması.
  • Uygulama sonuçları
    Katı haldeki koku kaynaklarına doğrudan ve dolaylı uygulama : Odor Control’ün sıvı haldeyken püskürtme yöntemi ile katı haldeki koku kaynakları üzerindeki etkisini görmek için yapılan çalışmada kokuşmuş kedi sidiği (3-mercapt, 3-methyl butanol) kullanıldı. Su ile seyreltilerek uygulama dozuna getirilen Odor Control doğrudan koku kaynağına homojen şekilde püskürtüldü.
    Standard örnekleme yöntemiyle yapılan çalışmada deneklerin cevaplarına göre elde edilen sonuçlar grafik 1 de görüldüğü gibidir. Bu çalışmada küçük bir dozun sıkılması ve devamında Odor Control’ün uygulandığı ortamda çalışarak zaman içinde kokuyu tamamen yok etmesi görülmektedir.
    Benzer türde ancak farklı bir çalışmayı nemli otel odalarında yaptığımızda bu kez nem kaynağından sürekli gelen bir koku karşısında Odor Control’ün % 5 lik solüsyonunun tek bir dozda günde en çok bir kez uygulanması sözkonusudur.
    Otel odalarında belirsiz bir kaynaktan ancak sürekli gelen nem kokusuna karşı odaya günde bir kez yapılan bu uygulamada koku 24-48 saat boyunca tekrar hissedilmemektedir. Bu süre sonunda dozun yenilenmesi gerekir.
    Gaz halindeki aminler üzerinde etkinlik : Uçucu aminler üzerinde Odor Control’ün etkinliğini araştırmak için yapılan çalışmada kapalı bir varil içine belli miktarda cyclohexylamine püskürtülüp buharlaşması beklendi. Böylece kapalı varilde homojen hale gelmiş cyclohexylamine içeren ortama belli miktarda Odor Control püskürtüldü. Grafik 2 de bu şekilde Odor Control uygulanan varil ile kontrol varilindeki cyclohexylamine konsantrasyonunun zaman bağlı değişimi görülebilir.
    Hidrojen sülfür (H2S) gazı üzerindeki etkinlik: Atıksu arıtma tesislerindeki koku sorunlarının başlıca nedeni olan H2S gazı üzerinde yapılan çalışmada kapalı bir tank hacmi içinde bırakılan aktif çamurun anaerobik çürümesi teşvik edildi. Ardından % 0,1 lik su bazlı Odor Control solüsyonu ortama aralıklarla püskürtüldü.
    Belli aralıklarla tanktan alınan gaz numunelerindeki H2S konsantrasyonu ölçümlerinden de görüldüğü gibi (Şekil 3) uygulamanın başında 700 ppm seviyesinde olan H2S konsantrasyonu Odor Control uygulamasıyla 200 ppm e kadar düşürüldü. Uygulamanın kesilmesiyle ve gelişerek devam eden anaerobik çürüme ile uygulamadan sonra 800 ppm seviyesine kadar yükseldi.